×
Önerim var
Türkiye Kaynakçası - kaynakca.hacettepe.edu.tr
Ana Sayfa
Kaynakça Nedir?
S.S.S
İletişim
×
Mesajınız başarıyla kaydedilmiştir.
Gönder
Üye Ol
ÜYE GİRİŞİ
Facebook ile giriş
Beni Hatırla
Üye Ol
|
Parolamı Unuttum
Doğrulama e-postası gelmedi
28 Temmuz 18:19
Yağız Fatih Nazlıer
A Conjure Woman in Court: African American Conjurers as Health Practitioners and Performative Poisoners in the Post-Emancipation South
adlı eseri ekledi.
28 Temmuz 18:18
Yağız Fatih Nazlıer
Parasites, Pepsin, Pus, and Postulates: Jakob Henle's Essay on Miasma, Contagium, and Miasmatic-Contagious Diseases in Its Original Contexts
adlı eseri ekledi.
28 Temmuz 18:17
Yağız Fatih Nazlıer
Radical Visions of American Medicine: Politics and Activism in the History of Medicine
adlı eseri ekledi.
28 Temmuz 18:17
Yağız Fatih Nazlıer
Entanglements of Eugenics, Public Health, and Academic Medicine: Reckoning with the Life and Legacies of Victor C. Vaughan
adlı eseri ekledi.
28 Temmuz 18:15
Yağız Fatih Nazlıer
Oliver Wendell Holmes, Racism, and Remembrance
adlı eseri ekledi.
28 Temmuz 18:15
Yağız Fatih Nazlıer
On Making Us Whole Again
adlı eseri ekledi.
28 Temmuz 18:12
Yağız Fatih Nazlıer
Institutional Reckonings in the History of Medicine
adlı eseri ekledi.
27 Temmuz 13:56
Yağız Fatih Nazlıer
Languages of Trauma: History, Memory, and Media ed. by Peter Leese
adlı eseri ekledi.
27 Temmuz 13:55
Yağız Fatih Nazlıer
Global Health for All: Knowledge, Politics, and Practices ed. by Jean-Paul Gaudilliére et al
adlı eseri ekledi.
27 Temmuz 13:54
Yağız Fatih Nazlıer
Heredity under the Microscope: Chromosomes and the Study of the Human Genome by Soraya de Chadarevian
adlı eseri ekledi.
27 Temmuz 13:52
Yağız Fatih Nazlıer
Replacing the Dead: The Politics of Reproduction in the Postwar Soviet Union by Mie Nakachi
adlı eseri ekledi.
27 Temmuz 13:51
Yağız Fatih Nazlıer
Blood Relations: Transfusion and the Making of Human Genetics by Jenny Bangham
adlı eseri ekledi.
27 Temmuz 13:49
Yağız Fatih Nazlıer
Nursing the Nation: Building the Nurse Labor Force by Jean C. Whelan
adlı eseri ekledi.
27 Temmuz 13:47
Yağız Fatih Nazlıer
Diabetes: A History of Race and Disease by Arleen Marcia Tuchman
adlı eseri ekledi.
27 Temmuz 13:46
Yağız Fatih Nazlıer
Souls Under Siege: Stories of War, Plague, and Confession in Fourteenth-Century Provence by Nicole Archambeau
adlı eseri ekledi.
27 Temmuz 13:45
Yağız Fatih Nazlıer
On All Fours: Transient Laborers, the Threat of Movement, and the Aftermath of Disease
adlı eseri ekledi.
26 Temmuz 12:07
Yağız Fatih Nazlıer
A Thread of Life: Mahbub al-Mahmud and Medical Modernization in Early Twentieth-Century Morocco
adlı eseri ekledi.
26 Temmuz 12:05
Yağız Fatih Nazlıer
Race in Circulation: Blood Banks and Forced Mobilities in the Eastern Mediterranean
adlı eseri ekledi.
26 Temmuz 12:00
Yağız Fatih Nazlıer
A Hospital of Her Own: British Nurses, Authority, and the Colonial Space in Interwar Palestine and Cyprus
adlı eseri ekledi.
26 Temmuz 11:56
Yağız Fatih Nazlıer
Introduction: Medical Mobilities in the Modern Middle East and North Africa
adlı eseri ekledi.
26 Temmuz 11:52
Yağız Fatih Nazlıer
Toward a History of Health Care: Repositioning the Histories of Nursing and Medicine
adlı eseri ekledi.
25 Temmuz 23:37
Yağız Fatih Nazlıer
Cold War Resistance: The International Struggle Over Antibiotics by Marc Landas
adlı eseri ekledi.
25 Temmuz 23:33
Yağız Fatih Nazlıer
Madness in the City of Magnificent Intentions: A History of Race and Mental Illness in the Nation’s Capital by Martin Summers
adlı eseri ekledi.
25 Temmuz 23:30
Yağız Fatih Nazlıer
Taming Cannabis: Drugs and Empire in Nineteenth-Century France by David A. Guba, Jr
adlı eseri ekledi.
25 Temmuz 23:27
Yağız Fatih Nazlıer
Medicine Is War: The Martial Metaphor in Victorian Literature and Culture by Lorenzo Servitje
adlı eseri beğendi.
25 Temmuz 23:26
Yağız Fatih Nazlıer
Medicine Is War: The Martial Metaphor in Victorian Literature and Culture by Lorenzo Servitje
adlı eseri ekledi.
21 Temmuz 15:50
Yağız Fatih Nazlıer
Andrew Fernando Holmes: Protestantism, Medicine, and Science in Nineteenth-Century Montreal by Richard W. Vaudry
adlı eseri ekledi.
21 Temmuz 15:47
Yağız Fatih Nazlıer
War Against Smallpox: Edward Jenner and the Global Spread of Vaccination by Michael Bennett
adlı eseri ekledi.
21 Temmuz 15:37
Yağız Fatih Nazlıer
Forbidden Knowledge: Medicine, Science, and Censorship in Early Modern Italy by Hannah Marcus
adlı eseri ekledi.
21 Temmuz 15:34
Yağız Fatih Nazlıer
Saints, Cure-Seekers, and Miraculous Healing in Twelfth-Century England by Ruth J. Salter
adlı eseri ekledi.
En-nîşâbûrî
En-nîşâbûrî
EBU’L-KÂSIM
EBU’L-KÂSIM
Paylaş
Fıkıh ve hadîs âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden. İsmi, İbrâhîm bin Muhammed bin Ahmed en-Nasrabâdî en-Nişâbûrî olup, künyesi Ebü'l-Kâsım'dır. Aslen Nişâbûrlu olduğundan, doğumu ve yetişmesi orada oldu. İlim öğrenmek için Bağdâd, Mısır, Şam ve başka yerlere gitti.
Fıkıh ve hadîs âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden. İsmi, İbrâhîm bin Muhammed bin Ahmed en-Nasrabâdî en-Nişâbûrî olup, künyesi Ebü'l-Kâsım'dır. Aslen Nişâbûrlu olduğundan, doğumu ve yetişmesi orada oldu. İlim öğrenmek için Bağdâd, Mısır, Şam ve başka yerlere gitti.
İstatistikler
Yorumlar
Aldığı Atıflar
Eserleri
Özgeçmiş
Fıkıh ve hadîs âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden. İsmi, İbrâhîm bin Muhammed bin Ahmed en-Nasrabâdî en-Nişâbûrî olup, künyesi Ebü'l-Kâsım'dır. Aslen Nişâbûrlu olduğundan, doğumu ve yetişmesi orada oldu. İlim öğrenmek için Bağdâd, Mısır, Şam ve başka yerlere gitti. Ebû Bekr Şiblî, Ebû Ali Rodbârî, Ebû Muhammed Mürteiş, Abdullah bin Muhammed bin Hasen, Yahyâ bin Bilâl, Abdullah bin Abdüsselâm, İbn-i Sa'îd, İbn-i Cevsâ, Ahmed et Assai, İbn-i Huzeyme ve daha birçok büyük âlimlerle görüşüp, kendilerinden ilim öğrendi. Ebû Ali Dekkâk ve Ebû Nasr-ı Sûfi'nin üstadıdır, ömrünün sonuna doğru hacca gitti. Hacdan sonra, memleketine dönmeyip, Harem-i şerîfte bir sene kaldı ve 367 (m. 977) yılı Zilhicce ayında orada vefât edip, Hz. Fudayl bin İyâd'ın türbesi yanında defnolundu. Çok ibâdet etmekte, harâm ve şüphelilerden sakınmakta, nefsin kötü olan isteklerine muhalefet etmekte, çek ileri derecede olup, zamanında bulunanlar onun büyüklüğünü kabul ederlerdi. Hayatı boyunca memleketinin üstadı olarak bilinmiştir. Tasavvuf ve diğer ilimlerdeki, bilhassa fıkıh ve hadîsdeki derecesi çok yüksek idi. Fıkıh, hadîs ve târih ilminde, tasavvuf yolunda ilerlemek hususunda, Peygamber efendimizin sünnetlerine dâir mes'elelerde, onları toplama, yazma ve yayma işinde ve başka konularda müşkülleri olanlar, kendisine müracaat ederlerdi. Çok hadîs-i şerîf yazdı ve rivâyet etti. Sika (güvenilir) bir zât olduğu için, yazdıklarına ve sözlü olarak rivâyet ettiklerine, kendisinden sonra gelen âlimler i'timâd etmişlerdir. Güzel menkıbeleri ve şaşılacak hâlleri çoktur.
Kendisi anlatıyor: "Birgün, Mekke-i mükerremede yolda yürürken, bir kimsenin yol ortasında can çekişmekte, şiddetli bir ızdırap ile kıvranmakta olduğunu gördüm. O anda kalbime, şu zavallının bu sıkıntılı hâlden kurtulması için bir Fatiha okuyup üzerine üfliyeyim, düşüncesi geldi. O sırada, o kimsenin karnından bir ses geldi ki: Gayet anlaşılır bir şekilde: "Bırak bu alçağı! Çünkü bu, Hz. Ebû Bekr'e düşmandır" diyordu. Demek ki, bozuk i'tikâdının ve düşmanlığının cezasını çekiyor deyip oradan ayrıldım."
Birgün kendisine "Ba'zıları yabancı kadınlarla beraber oturuyorlar ve "Böyle yapmak bize zarar vermez. Biz, onları görmekle günaha girmekten korunmuş kimseleriz" diyorlar. Bunlar hakkında ne dersiniz?" diye soruldu. Cevâbında buyurdu ki; "Can bedende bulundukça, Allahü teâlânın emir ve nehiyleri devam etmektedir. Ya'nî, kul yaşadıkça helâle, harâma riâyet etmeğe mecburdur. Nasıl olursa olsun bir erkek, kendisine yabancı olan bir kadın ile uygunsuz olarak görüşemez, konuşamaz, halvet hâlinde (kapalı bir yerde yalnız olarak) bulunamaz. Allahü teâlânın yasak ettiklerine dalmış olanlar, elbette şüpheli olan şeyleri yapmakta daha çok cesaretli olurlar."
Ebü'l-Kâsım Nasrabâdî (r.a.) buyurdu ki:
"Recâ (Allahü teâlânın rahmetinden ümidli olmak) hâli, insanı ibâdet ve tâat yapmaya sevk eder. Havf (Allahü teâlânın azabından korkmak) hâli de, insanı günah işlemekten uzaklaştırır."
"Allahü teâlânın ni'metlerine şükredenin, hem ni'meti artar, hem de muhabbet ve ma'rifeti çoğalır."
"Tasavvufun esâsı; İslâmın emir ve yasaklarına dört elle sarılıp, nefsin kötü arzularından ve bid'atlerden ya'nî dinde olmadığı hâlde ibâdet olarak uydurulan, sonradan meydana çıkarılan şeylerden uzak durmaktır. Ayrıca, dînini doğru olarak kendisinden öğrendiği İslâm âlimini çok sevmek, verilen vazifeyi en güzel şekilde yerine getirmek, insanlardan gelen sıkıntılara sabretmektir."
"Rızâ derecesine kavuşmak istiyen kimse, Allahü teâlânın rızâsı bulunan hâllerden kesinlikle ayrılmasın."
"Kabahatlerinin af ve mağfiretini istemek niyetiyle yapılan ibâdet, iyiliklerine mükâfat istemek niyetiyle yapılan ibâdetten daha makbuldür."
"Ma'rifet ve Allahü teâlâya yakın olma hâli farzları eda etmekle ve Sünnet-i seniyyeye tâbi olmakla ele geçer."
kaynak http://www.bizimsahife.org
Fıkıh ve hadîs âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden. İsmi, İbrâhîm bin Muhammed bin Ahmed en-Nasrabâdî en-Nişâbûrî olup, künyesi Ebü'l-Kâsım'dır. Aslen Nişâbûrlu olduğundan, doğumu ve yetişmesi orada oldu. İlim öğrenmek için Bağdâd, Mısır, Şam ve başka yerlere gitti. Ebû Bekr Şiblî, Ebû Ali Rodbârî, Ebû Muhammed Mürteiş, Abdullah bin Muhammed bin Hasen, Yahyâ bin Bilâl, Abdullah bin Abdüsselâm, İbn-i Sa'îd, İbn-i Cevsâ, Ahmed et Assai, İbn-i Huzeyme ve daha birçok büyük âlimlerle görüşüp, kendilerinden ilim öğrendi. Ebû Ali Dekkâk ve Ebû Nasr-ı Sûfi'nin üstadıdır, ömrünün sonuna doğru hacca gitti. Hacdan sonra, memleketine dönmeyip, Harem-i şerîfte bir sene kaldı ve 367 (m. 977) yılı Zilhicce ayında orada vefât edip, Hz. Fudayl bin İyâd'ın türbesi yanında defnolundu. Çok ibâdet etmekte, harâm ve şüphelilerden sakınmakta, nefsin kötü olan isteklerine muhalefet etmekte, çek ileri derecede olup, zamanında bulunanlar onun büyüklüğünü kabul ederlerdi. Hayatı boyunca memleketinin üstadı olarak bilinmiştir. Tasavvuf ve diğer ilimlerdeki, bilhassa fıkıh ve hadîsdeki derecesi çok yüksek idi. Fıkıh, hadîs ve târih ilminde, tasavvuf yolunda ilerlemek hususunda, Peygamber efendimizin sünnetlerine dâir mes'elelerde, onları toplama, yazma ve yayma işinde ve başka konularda müşkülleri olanlar, kendisine müracaat ederlerdi. Çok hadîs-i şerîf yazdı ve rivâyet etti. Sika (güvenilir) bir zât olduğu için, yazdıklarına ve sözlü olarak rivâyet ettiklerine, kendisinden sonra gelen âlimler i'timâd etmişlerdir. Güzel menkıbeleri ve şaşılacak hâlleri çoktur. Kendisi anlatıyor: "Birgün, Mekke-i mükerremede yolda yürürken, bir kimsenin yol ortasında can çekişmekte, şiddetli bir ızdırap ile kıvranmakta olduğunu gördüm. O anda kalbime, şu zavallının bu sıkıntılı hâlden kurtulması için bir Fatiha okuyup üzerine üfliyeyim, düşüncesi geldi. O sırada, o kimsenin karnından bir ses geldi ki: Gayet anlaşılır bir şekilde: "Bırak bu alçağı! Çünkü bu, Hz. Ebû Bekr'e düşmandır" diyordu. Demek ki, bozuk i'tikâdının ve düşmanlığının cezasını çekiyor deyip oradan ayrıldım." Birgün kendisine "Ba'zıları yabancı kadınlarla beraber oturuyorlar ve "Böyle yapmak bize zarar vermez. Biz, onları görmekle günaha girmekten korunmuş kimseleriz" diyorlar. Bunlar hakkında ne dersiniz?" diye soruldu. Cevâbında buyurdu ki; "Can bedende bulundukça, Allahü teâlânın emir ve nehiyleri devam etmektedir. Ya'nî, kul yaşadıkça helâle, harâma riâyet etmeğe mecburdur. Nasıl olursa olsun bir erkek, kendisine yabancı olan bir kadın ile uygunsuz olarak görüşemez, konuşamaz, halvet hâlinde (kapalı bir yerde yalnız olarak) bulunamaz. Allahü teâlânın yasak ettiklerine dalmış olanlar, elbette şüpheli olan şeyleri yapmakta daha çok cesaretli olurlar." Ebü'l-Kâsım Nasrabâdî (r.a.) buyurdu ki: "Recâ (Allahü teâlânın rahmetinden ümidli olmak) hâli, insanı ibâdet ve tâat yapmaya sevk eder. Havf (Allahü teâlânın azabından korkmak) hâli de, insanı günah işlemekten uzaklaştırır." "Allahü teâlânın ni'metlerine şükredenin, hem ni'meti artar, hem de muhabbet ve ma'rifeti çoğalır." "Tasavvufun esâsı; İslâmın emir ve yasaklarına dört elle sarılıp, nefsin kötü arzularından ve bid'atlerden ya'nî dinde olmadığı hâlde ibâdet olarak uydurulan, sonradan meydana çıkarılan şeylerden uzak durmaktır. Ayrıca, dînini doğru olarak kendisinden öğrendiği İslâm âlimini çok sevmek, verilen vazifeyi en güzel şekilde yerine getirmek, insanlardan gelen sıkıntılara sabretmektir." "Rızâ derecesine kavuşmak istiyen kimse, Allahü teâlânın rızâsı bulunan hâllerden kesinlikle ayrılmasın." "Kabahatlerinin af ve mağfiretini istemek niyetiyle yapılan ibâdet, iyiliklerine mükâfat istemek niyetiyle yapılan ibâdetten daha makbuldür." "Ma'rifet ve Allahü teâlâya yakın olma hâli farzları eda etmekle ve Sünnet-i seniyyeye tâbi olmakla ele geçer." kaynak http://www.bizimsahife.org
Web adresi henüz eklenmemiş. Eklemek için düzenle simgesine tıklayınız.
Güncelleyen: kaynakca.info
Gönder
Daha fazla yorum getir
Eserler yükleniyor...
Şeref ETKER
,
Fatih Artvinli
“Bimarhaneler ve Mecanin Yönetimi: İki Taslak ve Süregelen Tartışma”
Osmanlı Bilimi Araştırmaları.
Makale
Türkçe
Tarih
Bu Makale
25
kez
görüntülendi.
×
Değişiklikler