Türkiye Kaynakçası veya kaynakca.info, konusu Türkiye olan bir araştırma, öğrenme ve paylaşma ortamıdır. Kaynakca.info içeriğine atıfta bulunurken "Türkiye kaynakçası", genel olarak siteye (yazılım + içerik) atıfta bulunurken de kaynakca.info demeyi tercih ediyoruz.

Kaynakca.info, Hacettepe Üniversitesi Tarih Bölümünde verilen "Bilgisayar ve Tarih" dersinde doğup gelişmiştir. İlk kez, 1996 yılında bölüm programlarında yer verilen dersin bir parçası olarak, öğrencilere temel düzeyde veri tabanı kavramlarını öğretmek ve SQL dilini kullanarak uygulama yapmalarını sağlamak hedeflenmişti. Dersin uygulamalı kısmında kullanılmak üzere geliştirilen bibliyografik veritabanı ve buna dayalı olarak yapılan öğrenci ödev ve tezleri kaynakca.info için gerekli veri ve metodolojik bilgi birikimini sağlamıştır. Başlangıçta sadece yerel ağda çalışan bu veritabanı, 2008 yılında web tabanlı olarak İnternet üzerinden kullanıma açılmıştır. Sonrasında, geliştirme Hacettepe Üniversitesinin sağladığı proje destekleri kapsamında devam etmiştir.

Sistem, bugün araştırma ve eğitim entegrasyonunda model bir uygulama olarak öne çıkmaya başlamıştır.
Türkiye Kaynakçasının dört önemli hedefi vardır:

1. Türkiye hakkında yayınlanmış her konudan ve her dilden yazılı eserlerin bibliyografik künyelerini ve tam metinlerini uluslararası standartta toplayıp paylaşıma açmak
2. Eser içeriklerinden hareketle hazırlanan e-öğrenme soruları yoluyla öğrenme ortamı oluşturmak
3. Bibliyografik veriler üzerinde bibliyometrik araştırmalar yapılmasını sağlamak ve
4. Yorum, değerlendirme/derecelendirme mekanizması aracılığıyla, eserler ve yazarlar hakkında seviyeli tartışmalara zemin oluşturmaktır.

Türkiye Kaynakçası, bu bakımdan disiplinler üstü ve uluslar arası bir kapsama sahiptir.

Kaynakca.info'yu kullanarak binlerce eserin künyesine (ve varsa tam metnine) çok kolayca ulaşabilir, elinizdeki eser künyelerini ve bunların tam metinlerini binlerce başka kişinin kullanımına sunabilir, bibliyometrik analizler yapabilir, e-öğrenme soruları hazırlayabilir veya daha önce hazırlanmış soruları cevaplayabilir, "Benim Kaynakçam" özelliğini kullanarak kendi özelleşmiş kaynakçalarınızı oluşturup yönetebilir ve okuduğunuz eser ve yazarlar hakkında yorum, eleştiri, değerlendirme ve derecelendirme yapabilirsiniz.
Kaynakca.info'yu "Türk ve Türkiye Araştırmalarında Genel Eğilimlerin Tespiti" başlıklı araştırma projesi çerçevesinde Hacettepe Üniversitesi desteklemektedir (Proje No: 09011701001; Yürütücü: Prof. Dr. R. Acun).

Hacettepe Üniversitesinin Projeye sağladığı mali destekle kaynakca.info yazılımı yeni fonksiyonlarla güçlendirilip iyileştirilmekte ve veri miktarı ve kalitesi yükseltilmektedir. Eğtim unsuru da bulunan Proje kapsamında Tarih Bölümünde ilk aşamada iki yüksek lisans bir de doktora tezi yaptırılması öngörülmektedir.
Kaynakca.info'nun içerdiği eser künye ve tam metinleri bir çok kimsenin katkısıyla uzun yıllar içinde toplanmıştır. Tam metnine erişim sağlanan eserlerin yazarlarının ve yayıncılarının fikri hakları korunmaktadır. Fikri haklara saygı gösterilmesi ve kullanımlarda gerekli atıfların yapılması kullanıcıların sorumluluğundadır.
Kurucu ve Yönetici:
Prof. Dr. Ramazan ACUN, Hacettepe Üniversitesi

Editörler:
Prof. Dr. Ramazan ACUN, Hacettepe Üniversitesi
Yard. Doç. Dr. Serhat KÜÇÜK, Hacettepe Üniversitesi

Yardımcı Editörler:
Yağız Fatih NAZLIER
Zeynep Pakize SEMİZ
Tayfun DEMİRHAN
Batuhan KESİK
Seda GÖKMEN
Öznur KAYA
Anıl Alp KUMKAYA

Danışma Kurulu:
Prof. Dr. Fatma ACUN, Hacettepe Üniversitesi, Tarih
Prof. Dr. Yavuz UNAT, Kastamonu Üniversitesi, Felsefe
Yard. Doç. Dr. Ozan ÖRMECİ, Beykent Üniversitesi, Siyaset Bilimi

Editörler, üyeler tarafından girilen içeriği üslup, bilimsel yayın etiği ve bibliyografik kurallar bakımından kontrol eder, gerekirse düzenler ve yayın onayı verir. Editörler, Yardımcı Editörler ve Danışma Kurulu üyeleri gönüllü olarak katkı vermektedirler.
Kim Olursan Ol!....

İster lisans öğrencisi, ister lisansüstü öğrenci, ister öğretim elamanı, ister yazar, ister yayıncı, isterse "sokaktaki adam" ol, kaynakca.info'da senin için bir şeyler vardır:
Lisans Öğrencisi: Dersler başladı. Dersin hocası o ders için bir okuma listesi verdi. O liste muhtemelen güncel değildir. Sen bir de kaynakca.info'ya bak. Hoca, liste bile mi vermedi? "Bu konuda tek kaynak benim" mi dedi? İnanma. Asıl ders, hayatın kendisi, mezun olunca başlar. O derste kötü bir sürpriz yaşamak istemiyorsan üniversitedeki derslerde verilenin dışına çık. Daha fazlasını ara ve mutlaka sorgula. Aramaya, sorgulamaya, kaynakca.info'dan başlayabilirsin.
Lisansüstü Öğrencisi: İster bir ders için ödev hazırlıyor ol, ister tez, küçük büyük her araştırma bir literatür taraması ile, yani bir kaynakça ile başlar. Sen kaynakca.info'dan başla. Farkı göreceksin. Araştırmanı yaptın, bitti. Geri dönüp kaynakca.info'ya tekrar bak. Araştırmasını tamamladığın konuda kaynakca.info'daki bilgilerin eksik olduğunu göreceksin. O eksikliği tamamla. Araştırmakla elde ettiğin uzmanlığım bir işe yarar diyorsan, işte sana başlangıç noktası.
Öğretim elemanı. Eserlerini, dersler için oluşturduğun kaynakçaları paylaş. Korkma, paylaşırsan sendeki eksilmez. Aksine, bir süre sonra çoğalmış olarak geri döner: Oluşturduğun kaynakçaları, yayınladığın makaleleri mümkünse tam metinleriyle birlikte kaynakca.info'ya gir. Kendin giremeyecek kadar zamanın yoksa ya da bilgisayar okur-yazarı değilsen ya da, hadi dürüst olalım, "tembelsen", öğrencilerinden girmelerini iste. Böylece öğrencilerine bencillikte değil paylaşmacılıkta örnek olursun. Bu da fena olmaz. Yeteri kadar "hep bana!" diyen var zaten.
Yazar. Kitap yazdın ve bir yayıncı da yayınladı. Ama satılmıyor. Peki, kim biliyor öyle bir eserin olduğunu? Moda deyimle görünürlüğü var mı? Unutma, artık kitaplar kitapçıda, kütüphanede aranmıyor. İnternet'te, Google'da aranıyor. Öyleyse eserinin kaynakca.info'da yer almasını sağla. Kaynakca.info daha şimdiden 14500 kelime ile Google'da indeksleniyor. İstersen kendin dene, Google’da şöyle bir tarama yap: site:kaynakca.info.
Yayıncı. Yazara söyledim, yayıncı sen duy..
.Sıradan adam. Sıradan olmanın sorumlusu olarak başkalarını görüyorsan, kolaycısın. Sıradan olmayı hak ediyorsun. "Böyle gelmiş, böyle gider" diyorsan, yanılıyorsun. Oku ve öğren! Nereden başlayacağını mı bilmiyorsun? Kaynakca.info'dan başlamaya ne dersin?...
Son çağrım da eleştirmene. Seni hiç "yav bu adam / kadın da hep eleştirir (konuşur), kendisinin bir şey yaptığını görnedim" şeklinde eleştiren oldu mu? Öyle ise onlara cevap vermek için işte sana fırsat: Kaynakca.info'da gördüğün eksiklikleri yanlışlıkları hem eleştir hem de düzelt. Böylece seni eleştirenlere "bak, ben de yaptım..." dersin.
Ramazan ACUN
23/03/2009
Gelecek İçin Şimdi Ağlaşma Zamanı

İnternet’te son yenilik arkadaşlıklar veya ortaklıklar kurmak üzere açılan web siteleridir. Bu şekilde kullanılan web sitelerine sosyal ağlaşma (social networking) siteleri, bu siteler üzerinden kurulan ağlara da online sosyal ağlar adı veriliyor. Amerika’dan facebook ve myspace, Avrupa’dan netlog ve Türkiye’den hocam en çok bilinen siteler. Sayıları bu gün itibariyle 7 milyon civarında bulunan Türk İnternet kullanıcılarının 1 ila 1.5 milyonunun bunlar ve benzeri sitelere üye olduğu tahmin ediliyor. Bu sayının giderek artacağını söylemek de kehanet olmaz.
Peki bu ne anlama geliyor? Bu aşamada mecburen spekülatif olacak bu sorunun cevabına geçmeden önce iki önemli bulguya daha yer vermekte fayda var. Birincisi, Türkiye’de İnternet kullanıcılarının büyük çoğunluğu, 16-34 yaş grubundan gençler. Bu yaş grubundaki kişiler ev, iş ve eş değiştirmek, hatta başka bir ülkeye göç etmek gibi yeni tecrübelere en fazla açık grup. İkincisi, online sosyal ağlar, tıpkı gerçek dünyadaki sosyal ağlar gibi, sosyal katılım yoluyla kimlik inşa ediyor.
Bu bulguları, dumanlı ama bilgisayarsız odalarında asırlar ötesinden çıkıp gelmiş duygusu uyandıran bir kaçı hariç, her sosyal bilimci büyük bir değişimin eşiğinde bulunduğumuz şeklinde yorumlar. Peki ama hangi yönde bir değişim? Türk kimliği ve kültürü bundan nasıl etkilenir? Bu noktada iki yaklaşımdan söz etmek mümkün:
Birinci yaklaşıma göre, online sosyal ağlar Türk kültürü / kimliği açısından bir tehlikedir. Bunlar yüzünden gençler zararlı etkilere maruz kalmakta ve kendi kültürlerine yabancılaşmaktadır. Başka bir deyişe, kimliklerini kaybetmektedirler.
İkinci yaklaşıma göre ise sosyal ağlar, özellikle gençler için bir sosyalleşme ortamıdır. Bu ağlar vasıtasıyla kişiler, farklı kültürlerden insanlarla karşılaşmakta, onların bakış açılarını öğrenmekte, aynı zamanda, kendi bakış açılarını ve kültürlerini onlara anlatma imkanı bulmaktalar. Sonuç: Daha sağlam bir kimlik ve daha tutarlı bir kişilik.
Sosyal ağ teorileri ve bunlara dayalı çalışmalar, ikinci yaklaşımın daha doğru olduğunu gösteriyor. Ancak, bu yaklaşım benimsendiği takdirde, “online sosyal ağalara katılan gençler, diğer kültürden insanlara kendi kültürlerini nasıl anlatacaklar?” sorusu kafaları kurcalıyor. Birinci yaklaşımda dile getirilen endişe ile de bağlantılı olan bu sorunun cevabı, “İnternet’te kolayca bulunacak Türk kültürüne ait zengin içerikle”dir.
Bütün dünyada bu problemin kendileri açısından farkında olan hükümetler, İnternete zengin içerik sağlayabilmek için gerekli politika ve stratejiler oluşturmuş ve uzun soluklu çalışmalara başlamış bulunuyor. Mesela, Avrupa Birliği Europeanne (http://www.europeana.eu) adlı sayısal kütüphane projesiyle daha şimdiden 10 milyon civarındaki kültür ürününe, çok dilli bir ara yüzden erişim sağlıyor. Diğer pek çok gelişmiş ülke benzeri projeler yürütüyor.
Türkiye, bu yöndeki çalışmaları “e-Dönüşüm Türkiye Projesi” kapsamında yapıyor. Bu projenin stratejik amaçları ve bu çerçevede yapılacak eylemler 2006 yılında hazırlanan Bilgi toplumu Stratejisi 2006-2010 ve Bilgi Toplumu Stratejisi Eylem Planı’nda belirlenmiş. Bu planda yer alan eylemlerden biri, çok yerinde olarak, Türkiye Kültür Portalı.
Bütün dünyada, kamu kurumlarının çalışmaları dışında, İnternet içeriğinin önemli bir bölümü çoğu gönüllü paylaşım esasında çalışan online işbirliği ağları tarafından yaratılmakta. Ancak, ne yazık ki bu alanda Türkiye’de faaliyetin çok zayıf olduğunu söylemek gerekir.
İşte, kaynakca.info, diğer adıyla Türkiye Kaynakçası bu noktada devreye giriyor. İki önemli amacı var: Birincisi, Türkiye hakkında yayınlanmış her konudan ve her dilden yazılı eserin bibliyografik künyelerinin uluslar arası standartta toplanıp paylaşıma açılmasını sağlamak; ikincisi, bu eserler hakkında değerlendirme, eleştiri ve seviyeli tartışmalara zemin oluşturmak. Türkiye Kaynakçası, bu bakımdan disiplinler üstü ve uluslar arası bir kapsama sahip.
Kaynakca.info’ya üye olanlar, Türkiye hakkında yazılmış binlerce eserin künyesine (ve varsa tam metnine) ve yazarlarının biyografik bilgilerine çok kolayca ulaşabiliyor, bunları kendi verecekleri başlıklar altında sınıflandırabiliyor, isterlerse, eser ve yazarlar hakkında yorum ve eleştiri yazabiliyorlar.
Daha önemlisi, üyeler sahibi oldukları bibliyografik künye ve eser tam metinlerini başkalarıyla paylaşmak üzere sisteme yükleyebiliyorlar. Aynı şekilde, büyük ölçüde gönüllülük esasında çalışan “editörler” girilen verilerin kalite kontrolünü yapıyor.
Şimdiki halde sitenin, 2800’ün üzerinde çoğu üniversite öğrencisi ve eser sahibi üyesi bulunuyor. Bunların yaklaşık 400’ü (%14) aktif üye. Yani " veri giriş operatörü" ve "editör" olarak siteye katkıda bulunuyor. Bu yolla şimdiye kadar hepsi Türkiye hakkında yazılmış 88.000 eserin künyesi (ve bazılarının tam metni) ve 1500 yazarın biyografisinin girişi ve kontrolü yapıldı ve süreç devam ediyor. İnternet’te Türkçe içerik konusunda bilgisi olanlar, bunun hiç de küçümsenecek bir malzeme olmadığını hemen anlarlar.
Ama, en az içerik kadar önemli olan, onu geliştirmekte kullanılan yaklaşım: Ağlaşma. Artık, ağırlıklı olarak öğrenciler, öğretim elemanları ve yazarların "kullanıcı", "operatör", "editör" rollerinden birine veya birkaçına birden sahip oldukları bir "kaynakca.info ağı"ndan söz etmek mümkün.
Son olarak, bu ağı oluşturan binlerce kaynakca.info üyesine özellikle de editor ve veri giriş operatörü olarak katkıda bulunanlara içtenlikle teşekkür ediyorum. Başkaları bilmese de onlar gelecek için şimdi ağlaşmak gerektiğini biliyor.
Ramazan ACUN
04/05/2009
Öğrenmede Yüksek Verim: kaynakca.info
Üniversiteler insan yetiştirir ve yeni bilgi üretir. Kısaca eğitim ve araştırma olarak tanımlanan bu iki temel fonksiyonun aynı çatı altında toplanmasının çok basit bir nedeni vardır: Verilen eğitimin en yeni bilgiye dayanması gereği. Öğretim üyeleri (akademisyenler), araştırma sonucu elde ettikleri yeni bilgileri, verdikleri eğitimde kullanır. Böylece yeni nesillere güncel bilgi transferi gerçekleşmiş olur.
Bu, eğitim ve araştırma ilişkisinin en ilkel şeklidir. Modern üniversiter sistemlerde eğitim ve araştırma çok daha iç içe geçmiş durumdadır. Bu sistemlerde öğrenciler araştırmalara doğrudan katılmaktadır. Özellikle lisansüstü seviyedeki öğrenciler “araştırma öğrencisi” (research student) olarak adlandırılmakta ve lisans üstü eğitim de projeler yoluyla tam bir araştırma ortamında gerçekleştirilmektedir. Bu ortamlarda öğrenciler yaparak öğrenmekte ve böylece kendi öğrenmeleri hakkında söz sahibi olmaktadırlar. Bu da, öğrencileri öğrenmeye daha çok motive etmektedir.
Daha da önemlisi, bu öğrenciler nasıl araştırma yapılacağını öğrenmek suretiyle aslında öğrenmeyi öğrenmektedir. Bilgi birikiminde çok hızlı değişmelerin olduğu günümüzde varolan bilgi ve becerileri kazanmak tek başına yeterli değildir. Öğrenmeyi bilen meslek sahipleri diğerlerinden daha başarılı olmaktadır.
Türkiye’de eğitim ve araştırma ilişkisi büyük ölçüde en ilkel şekliyle yer almaktadır. Lisans üstü eğitim daha çok bir eğitim faaliyeti olarak muamele görmekte, araştırma boyutu ise ikinci plana itilmektedir.
Bununla birlikte, üniversitelerimizde modern teknolojiye dayalı öğrenme metotlarının benimsenip uygulanması konusunda bazı yeni gelişmeler olduğu da görülmektedir . Mesela, öğrenme nesneleri olarak adladırılan, katılarak öğrenmeyi destekleyen e-öğrenme metotlarının bazı uygulamalarının başta üniversitelerimiz olmak üzere eğitimle ilgili kurumlarımız tarafından geliştirilmeye başlandığı dikkat çekmektedir. Buradaki en büyük eksiklik, bu faaliyetlerin araştırma ile ilgisinin yeterince kurulamamış olmasıdır.
Kaynakca.info, bu boşluğu doldurmak üzere tasarlanmıştır. Eğitim ve araştırmanın sıkı entegrasyonunu, başka bir ifadeyle, öğrenmede mümkün olan en yüksek verimi amaçlamaktadır. Buradaki ana hedef, sistemi kullanan bir lisans veya lisans üstü öğrencisinin öğrenirken aynı zamanda bilgi üretimine katkı yapmasıdır. Bunun dışında bir başka hedefi hayat boyu öğrenmeyi desteklemektir.
Yayına başlamasının üzerinden bir yıl bile geçmeden, sahip olduğu 1000'in üzerinde üyesi, ulaştığı yüksek günlük "hit" sayısı, 55 ülkeye mensup kullanıcıları kaynakca.info'nun bu hedefinden çok uzakta olmadığını göstermektedir.
Ramazan ACUN
29/10/2008
"Bilgi Paylaşıldıkça Çoğalır"

Başlıktaki bu söz, "çoğaldıkça da değeri artar" diye devam eder. Google'da bu sözü tırnak içinde yazıp ara düğmesine bastığımda yaklaşık 32.200 sonuç çıktı. Bu sonucu gördüğümde, bu başlıkta bir yazı yazma konusunda tereddüde düştüm doğrusu. Çok sevdiğim bu söz, binlerce kişinin tekrarladığıı bir slogan olmuştu. Sloganlar, aşırı basitleştirme yoluyla, duruma göre, iletişim kanalının bazen bir tarafında, bazen de her iki tarafında yer alan kişiler için sahte bir rahatlık ve tatmin duygusu yaratırlar. Bu yüzden de sloganların "tembel zihin" tuzakları olduğunu düşünmüşümdür. Tereddütüm bundan.
Diğer taraftan, bazı sözler vardır ki ne kadar tekrarlansa azdır ve bu söz de onlardan biridir. Öyle ki, "bilgi toplumu" diye de adlandırılan modern dünyanın oluşumundaki temel dinamiği anlamaya buradan başlamak gerekir: Gerçekten de, bilim tarihçileri modern dünyanın doğuşunun başlangıcı olarak kabul edilen Rönesansın temelinde bilgi paylaşmı olduğunu söyler. 14-15. yüzyıllarda Avrupanın diğer yerlerinde insanlar biribirinden uzak şatolar ve etrafındaki yarı köle (serf) statüsündeki köylülerden oluşan feodal bir yapı içindeyken, Kuzey İtalya şehir devletlerinin kafeleri bilim insanı, sanatçı ve zengin tüccarların biraraya gelip bilgi paylaşabilecekleri bir iletişim ortamı yaratmıştı. "Yeniden doğuş"un, başka yerde değil de önce Kuzey İtalya'da başlamasının sebebi budur.
Günümüze gelirsek, şimdi İnternet var. İnternet sayesinde bilgi paylaşımı artık milyonlarca insanın benimsediği ve gereğini yaptığı bir felsefe. Daha önce benzeri olmayan yepyeni modelller ve uygulamalar çıktı ortaya. Örnek mi? İşte size yazılım alanında açık kaynak modeli. Bu model sayesinde yazılımcılar bir tür imece usulüyle yazılım geliştiriyorlar. Her hangi bir yazılımcı geliştirdiği bir yazılımın kaynak kodunu İnternet'te bir paylaşım ortamına koyuyor (bir önek için bkz. http://sourceforge.net/). Aynı konuda bir yazılıma ihtiyacı olan bir başka yazılımcı onu indiriyor ve kullanıyor. Eğer işi gereği yazılımda bir iyileştirme, geliştirme yapması gerekiyorsa, ki genellikle öyle oluyor, bunu rahatlıkla yapabiliyor. Çünkü, adı üstünde, açık kaynak. Ama yaptığı geliştirmeyi de diğer yazılımcılarla paylaşmak durumunda. Kimse kimseyi zorlamıyor. Paylaşımı herkes gönüllü yapıyor. Söyledğim gibi, bu bir felsefe. Benimseyen gereğini yapıyor.
Bu model sonradan diğer alanlarda da yaygınlaştı. Ansiklopedik bilgi paylaşım sitesi Vikipedia (http://wikipedia.org) ve video paylaşım sitesi YouTube (www.youtube.com) böyle doğdu. Şu anda dünyanın en pahalı markasının Google olmasının sebebi, şimdiye dek yapılmış en güçlü bilgi paylaşım aracı olmuş olması olabilir mi?
Türkiye'ye gelirsek, İnternet'te Türkçe içeriğin çok sığ olduğu Google'da yapılan bir kaç sorgulama ile hemen anlaşılıyor. Bir Vikipedia örneği neden bizden de çıkmıyor?. Paylaşmayı mı sevmiyoruz, yoksa insanların bunu yapabileceği ortamlar mı yok? Bunlar birbirleriyle bağlantılı sorular olmakla birlikte, ayrı ayrı da ele alınabilir. Birinci soru, yani paylaşmayı sevip sevmediğimiz sorusu, antropolog, halk bilimci, sosyolog ve sosyal psikologların el atması gereken derin bir konuya işaret ediyor. İkinci soruya ben de rahatça cevap verebilirim. Evet, öğrenmek, paylaşmak ve sahiplenmek gibi temel insanı duygulara hitap eden, iyi tasarlanmış ve en önemlisi ise kullanıcıların güven duyabileceği, süreklilği olan yeteri sayıda ortam yaratılamamıştır.
İşte www.kaynakca.info bu noktada devreye giriyor. Uzun yılların çaba ve birikimini "Türkiye Kaynakçası" adıyla somutlaştırdı. İki önemli amacı var: Birincisi, Türkiye hakkında yayınlanmış her konudan ve her dilden yazılı eserin bibliyografik künyelerini uluslar arası standartta toplayıp paylaşıma açmak. İkincisi, bu eserler hakkında değerlendirme, eleştiri ve seviyeli tartışmalara zemin oluşturmaktır. Türkiye Kaynakçası, bu bakımdan disiplinler üstü ve uluslar arası bir kapsama sahip.
Kaynakca.info'yu kullanarak binlerce eserin künyesine (ve varsa tam metnine) çok kolayca ulaşabilir, elinizdeki eser künyelerini ve bunların tam metinlerini binlerce başka kişinin kullanıma sunabilirsiniz. "Benim Kaynakçam" özelliğini kullanarak, kendi özelleşmiş kaynakçalarınızı oluşturabilirsiniz. Okuduğunuz eser ve yazarlar hakkında yorum, eleştiri, değerlendirme ve derecelendirme yapabilirsiniz.
Kısaca, Türkiye Kaynakçası veya kaynakca.info, paylaşmak ve öğrenmek için sizleri bekliyor.
Ramazan Acun
20/08/2008
Anadolu Üniversitesi e-Gazete:
Akademik bir sosyal ağ: kaynakca.info.

Ekşi Sözlük:
Online bibliyografya paylaşımı için hazırlanmış bir site, bir nevi akademik sosyal ağ. şuradan siteye ulaşılabilir: www.kaynakca.info şuradan da Ramazan Acun tarafından yazılan bir tanıtım metnine: www.kaynakca.info/tr/?Sayfa=MakaleDetay&MakaleId=5 (tannhauser, 13.08.2009 15:56).

Medya Sözlük:
www.kaynakca.info adresindeki çok faydalı akademik yayın tarama sitesi. (1/7/2009 15:11, noregrets).

Bilkent Kampus:
www.kaynakca.info adresindeki son derece faydalı kaynakça olusturma sitesi. thekingmustdiesothatthecountrycanlive, 11.08.2009 21:50.

İTÜ Sözlük:
www.kaynakca.info adresindeki faydalı kaynakça tarama sitesi. (essaysforthefuture, 12.08.2009 18:49).

İzmir Sözlük:
www.kaynakca.info adresinde bulunan faydalı bir site. Tüm tez, kitap ve makale listelerine ulaşmak için bire bir.[neogramscian] 26/5/2009 16:09.

Uludağ Sözlük:
Türkiye kaynakçası: wwww.kaynakca.info adresindeki faydalı bir kaynakça oluşturma sitesi. doç.dr. ramazan acun tarafından hazırlanmış. (shortcuttolongrun, 29.09.2009 20:16)
1. Ardahan Üniversitesi: http://ardahanuniversity.wordpress.com/2012/12/11/355/#more-355
2. Bitlis Eren Üniversitesi: http://kutuphane.beu.edu.tr/IcerikDetay.aspx?zcms=3512
3. Çankırı Karatekin Üniversitesi: http://kutuphane.karatekin.edu.tr/faydali-linkler-198.karatekin
4. Gazi Osmanpaşa Üniversitesi: http://kutup.gop.edu.tr/verit.aspx
5. Giresun Üniversitesi: http://kddb.giresun.edu.tr/index.php?id=268&no_cache=1&tx_ttnews%5Btt_news%5D=102&tx_ttnews%5BbackPid%5D=269
6. Hacettepe Üniversitesi: http://www.library.hacettepe.edu.tr/metin/serbesterisimli.php
7. International Burch University: tll.ibu.edu.ba/index.php?id=3582
8. Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi: http://kutup.kmu.edu.tr/anamenu.aspx?ayrinti=104
9. Kastamonu Üniversitesi: http://www.kastamonu.edu.tr/index.php/tr/menu-kvddb-veritabanlari-tr
10. Kocaeli Üniversitesi: http://kutuphane.kocaeli.edu.tr/onlineserbest.htm
11. Mehmet Akif Üniversitesi: http://kutuphane.mehmetakif.edu.tr/?page=veritabanlari&veritabaniTurID=2
12. Niğde Üniversitesi: http://kutup.nigde.edu.tr/uvt.php
13. Pamukkale Üniversitesi: http://kutuphane.pau.edu.tr/Duyurular.aspx?duyuru_id=45
14. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi: http://library.rize.edu.tr/tr/?p=1143
15. Sakarya Üniversitesi: http://www.kutuphane.sakarya.edu.tr/veritabanlari.php?pid=veritabanlari&kat=1&url=26
16. The University of Michigan: http://guides.lib.umich.edu/content.php?pid=18162&sid=298182
17. Trakya Üniversitesi: http://kutuphane.trakya.edu.tr/